Bu Sayı Neden Var? Bu sayı, çoğumuzun içinden geçip de yüksek sesle söylemeye çekindiği bir cümleyle başlıyor: “Benim yaşadıklarım gerçekten travma mı, yoksa abartıyor muyum?”
Psikosfer’in ilk sayısında ilişkilerin görünmeyen çatlaklarına baktık. Bu ikinci sayıda ise o çatlakların arkasında biriken daha derin yere iniyoruz: travma ve iyileşme.
Bu dergi, yalnızca kelimelerle yazılmış bir yayın değil; bir çağrı, bir yolculuk ve bir hatırlayış. Farklı kültürlerden, farklı hikâyelerden gelen insanlar; ortak bir niyetle, ortak bir duyguda buluştu:
Bugün ilişkilerimiz, her zamankinden daha fazla sınanıyor. Yakınlık yerini sessizliğe, sohbet yerini ekranlara bırakıyor. Ama içimizde hâlâ yankılanan o güçlü ihtiyaç var.
This magazine is not merely a publication written with words; it is a call, a journey, and a remembering.People from different cultures and different stories came together with a shared intention and a shared feeling:
Today, our relationships are being tested more than ever. Closeness is giving way to silence, conversations are being replaced by screens. Yet deep within us, that powerful need still echoes.